İyimser Zamanlar kitabınızda Ali Nesin ile yaptığınız anayasa tartışmaları vardı. Aristoteles’in Politika’sının 7.-8. kitapları kıvamında bir ideal anayasa tasarlama çalışması yapar mısınız?
On beş yıl önce hayalimdi bunu yapmak. İdeal yasal çerçeve nasıl kurulur konusunda uzun süre kafa patlattım.
Seküler Türklerin dindar kişilere hitaben, “Örtünmek Kuran’da yazmaz, Kuran’da ziynetlerinizi örtün yazar” şeklinde vaaz verişlerine mutlaka tanık olmuşsunuzdur. Tesettürün Kuran’a aykırı olduğunu anlatmaya çalışırlar. Şimdiye kadar bunlara hiç cevap verdiniz mi? Şimdi verir misiniz?
Bütün kültürler kadınlara ziynetlerinizi örtün der. Öyle anlaşılıyor ki, Kuran olmasa bile İslam geleneği, muhafazakâr İslam geleneği, kadının bedeninin tümünü ziynet olarak gördüğü için tepeden tırnağa örtünmesini savunmuş.
Seyahat etmenin kişiliğe etkisi nelerdir? Normal hayatın boğuluculuğunu aksiyonlu bir seyahat yenebilir mi? Yoksa kişi nereye giderse gitsin kendisini değiştiremez midir?
Kişi değişmez. Her gittiğin yere kendini taşırsın. Fakat kontekst değiştirdiğin zaman belki kendi kişiliğinin gizli saklı taraflarını ortaya çıkarma, potansiyellerini geliştirme, tıkanmış olan bazı ruh kanallarını açma imkanı bulursun.
Bir insan hem liberalizmi hem de sosyalizmi savunabilir mi? Çünkü şu anki konjonktürde her ikisi de zaman zaman mantıklı geliyor. İkisinin arasındaki denge nasıl kurulmalıdır?
İkisi de insanlığa lazım olan şeylerdir. Tahtıravalli gibidir, hangisi ağır basarsa, dengelenmesi için öbür tarafa ağırlık vermek gerekir.
Yunan Ankara’yı da zapt edip Ankara’daki örgütlenmeyi devirseydi, ulusal hareket tekrar canlanabilir miydi?
Soruya cevap vermeden önce bir konuyu netleştirelim. Milli Mücadele sürecinde uluslararası platformda Yunanistan’a vaat edilen, verilen değil vaat edilen yerler, İzmir şehri ve Ayvalık kazasından ibaretti.
Başka bir çağda ve başka bir dünyada, siyasi süreçlerin iyi kötü sağlıklı işlediği bir dünyada, DEVA Partisi’nin makul bir seçenek olduğunu, şu anki yönetim altında yıpranmış ve çığırından çıkmış olan AKP’nin yerini alabilecek, kişi diktatörlüğü eğilimini aşıp…
Paralel bir evrende 2014 Euromeydan kalkışması bastırılsaydı, bu dünyadan gözlemlerken ‘iyi oldu, hayırlı oldu’ diyecektik. Bu evrende ise hala Gezi olayları için Gezi onurumuzdur diyoruz. Pozisyonumuzu sorgulamanın vakti geldi mi?
Brest-Litovsk sonrasında hem Almanya’nın hem Türkiye’nin birliklerini boş saha olarak gördükleri Doğu’ya kaydırmaları, sizce savaşı kaybetmelerine sebep olmuş mudur?
İddialı bir soru. Sanırım Alman tarihçileri arasında bu yönde kuvvetli bir görüş var.
Nazım Hikmet’in önce komünist olup sonrasında Kemalizm’e alkış tutması, eşlerinin kucağında bebeği terk edip başka kadınlarla aşk meşk içinde hayatını sürdürmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Biri ayrı konu, öbürü ayrı konu. Kemalizm’e alkış tutması diye bir şey pek o kadar yok aslında.